Dünya, Batı ve İslâm

Dünya, Batı ve İslâm

Gerçek şu ki, Türklerin 1683’teki yenilgilerinden sonra karşı atağa geçmesi er yada geç
gerçekleşecek olan Batı’nın İslam dünyasına karşı taarruzu Batılıların Türkler ve diğer müslüman halkların tarihsel askeri dehaları ile ilgili düşünceleri sebebiyle gecikmişti. 14. ve 15. yüzyıllarda Doğu Ortodoks Hıristiyanlığına karşı gerçekleştirilen Türk fetihlerine Batı dünyasının sert cevabı, İslam dünyasına karşı gerçekleştirilen ve feci şekilde başarısızlıkla sonuçlanan haçlı seferlerine yeni bir cephe açmak değil, okyanusu fethederek islam dünyasını daire içinde kuşatmaktı. Afrika’nın gemi ile dolaşılması Batılı Portekizli denizcileri, Orta Asya’dan karayolu ile gelerek Hindistan’da Islami hükümranlığın son halkasını teşkileden Moğollardan birkaç yıl önce, Hindistan’a getirmişti. İspanyollar tarafından Atlantik Okyanusu’nun ve Meksiko yoluyla Pasifik’in aşılması, şimdiye kadar kürenin öte tarafında yani Tuna vadisinde ve Akdeniz’de birbirleriyle komşu olan Batı Hıristiyanlığı ile İslam alemi arasında Filipin Adaları’nda yeni bir Doğu Asya cephesi açılmasına sebep olmuştur. Gerçekten Batı dünyası Okyanus’u fetih sayesinde, 16. yüzyılın sonundan önce Müslümanların boynuna bir kement atmaya muvaffak olmuştur; fakat 19. asra kadar bu kemendi sıkmaya cesaret edememiştir. Müslümanların geçmişteki askeri gücü hakkında her iki tarafta da devam eden hatıralar Batılıları tedbirli, Müslümanları ise kendine güvenli yapmıştır. Müslümanların kendilerine güvenlerini yavaş yavaş kıran tecrübe, Osmanlıların ve diğer Müslüman kuvvetlerin, Batı silahları ve modern Batı tipi savaşın temel unsurları olan teknoloji ve bilgi ile donanmış düşmanlar tarafından tekrar tekrar mağlubiyete uğratılması olmuş; Müslümanların
da bu tecrübeye reaksiyonu Ruslarınki gibi oluşmuştur. Türkiye’de 1789’dan 1919’a kadar,
Rusya’da 1699’dan 1825’e kadar olduğu gibi, Batılılaştırma hareketinin lideri genç kara yada
denizci subayları idi. Batılı düşünürlere göre bu çok ilginçtir çünkü bir Batı ülkesinde, profes
yonel subaylar heyeti ihtilal yatağı değil, muhafazakarlığın kalesi olmalıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s